Sıkça Sorulan Sorular
Glutensiz Tarifler

ÇÖLYAK MI,ORA NERE??

  


 

    Hani beni ayağımdan kedi ısırdı ya! Hani kedi kaçtığı için bana kuduz mikrobu kapmışım gibi tedavi uygulamaya başladılar da on beş gün hayvansal gıda yememi yasakladılar ya! İşte bu süreçte beni en çok zorlayan da bu yememe konusu olmuştu. Çünkü eğer yemeği seviyorsanız ve yiyemiyorsanız, bu dünyanın en zor şeylerinden biriydi bana göre.Arkadaş toplantılarına gidiyorum. Ev sahibi özenmiş, bezenmiş neler hazırlamış neler... görenin iştahı kabarıyor...benim de...onlar yumuluyor...ben yiyemiyorum...kasap kedisi gibi bakıyorum...çünkü yasak!.. Tedavi görüyorum. Bütün yiyeceklerde süt var, yumurta var, yoğurt var, kıyma var...Sadece salataları yiyebiliyordum. Hani Nasrettin Hoca demiş ya “Bana damdan düşen birini getirin” diye, o hesap. Ben de o zaman anladım. Şeker hastaları ile çölyak hastalarına içim sızladı. Çünkü çok zor görüp canı çektiği halde yiyememek...

  Şeker hastalığını biliyoruz, peki çölyak hastalığı ne idi. Araştırdım, soruşturdum Ege Çölyakla Yaşam Derneği yönetim kurulu üyesi Arzum Sanal ile söyleştim...

   Çölyak: buğday, arpa, çavdar ve yulafın doğal yapısında bulunan ve bir çeşit protein olan GLUTEN maddesine bağışıklık sisteminin tepki vermesi ve bunun sonucunda ince bağırsakların zarar görerek emilim işlevini yerine getiremeyecek duruma gelmesidir. Bunun sonucunda da beslenme bozukluğu ve çölyak belirtileri ortaya çıkar.

Çölyak genellikle ishal, karın ağrısı gibi tipik yakınmalara sebep olur. Ancak bağırsaklara yönelik herhangi bir bulgu olmaksızın da başka sistemlere ait yakınmalarla da kendini belli edebilir…

  En belirgin olanları ise şunlardır…

* Geçmeyen, tekrarlayan ishal atakları, kansızlık ( İlaç tedavisine rağmen geçmeyen ve tekrarlayan ), öne doğru çıkık bir karın, zayıflama ve çocuklarda boy uzamasının durması.

 Kesin sonuç incebağırsak biyopsisi ( endoskopi ) ile konur.Teşhis konduktan sonra glutensiz diyete başlanır. Artık hastalık olmaktan çıkıp yaşam biçimine dönüşür…Ve artık kişiye “çölyak hastası” değil “çölyaklı” denir...

  Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta buğday, arpa, yulaf, çavdar ve bunları içeren gıdalar kesinlikle tüketilmemesidir. Ayrıca gıdaların içerikleri çok iyi okunmalıdır ve firmalardan yazılı teyid istenmelidir…( Telefon ile edinilen bilgiler yeterli değildir )

 Diyet ,kesin ve net olarak yapılmadığında bazı hastalıklara sebep olur.

 

  Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ben de çölyaklıyım. Teşhis konuncaya kadar hep hastaydım.Ve nihayetinde 2008 yılında teşhisim kondu ve diyete başladım.

  Elbet işin içine girince birçok zorlukla karşılaştım. “Glutensiz diyet ne demek?” , “Nelere dikkat etmem gerek?”, “Neden ben?” gibi soruları sordum herkes gibi ve araştırmalara başladım. Gıda ürün ambalajlarında gluten uyarısı olmaması nedeniyle firmalardan yazılı bilgi istemeye başladım. Facebook üzerinde kurduğum “GLUTEN FREE” grubunda bu ürün raporlarını ve raporlara göre hazırladığım alışveriş listelerini diğer çölyaklılar ile paylaşmaya başladım.

  Çölyak anne sütünden ek gıdalara geçiş döneminde ortaya çıkıyor genellikle….Eğer kişide genetik olarak yatkınlık var ise bir ameliyat, doğum, yoğun duygusal stresler gibi nedenlerle tetiklenebilir. Literatürde en ileri ortaya çıkma yaşı 80 olarak belirtiliyor…

Bugünkü şartlarda çölyak hastalığının tek tedavi yolu glutensiz diyettir.

  Derneğimiz sayın Prof. Dr. Sema Aydoğdu tarafından Ege üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde 29 Aralık 2001 gününde kuruldu. Çölyak konusundaki yoğun çalışmasını, çabasını halen sürdürerek dernek Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmekte.

Derneğimiz şu anda Bornova’da Ege Üniversitesi Hastanesi karşısında faaliyetlerine devam ediyor. Derneğimizin amaçlarından üçünü şöyle diyebilirim:

 * Toplumu bu konuda bilinçlendirmek

* Türk gıda sektörünün dikkatini çekmek

* Çölyaklı bireylerin ve ailelerinin dayanışmasını sağlamak için etkinlikler      düzenlemek

   Bu temel amaçları dernek olarak elimizden geldiği kadar yerine getirmeye çalışıyoruz.

5 Mayıs 2012 Pazar günü bir piknik yapmaya karar verdik ve organizasyona başladık bile…Ayrıca günü henüz belli olmayan bir kermes planımız var.Tüm bu etkinlikler ile ilgili bilgiler gerek derneğimizden gerekse facebook üzerinde EGE ÇÖLYAKLA YAŞAM DERNEĞİ ve EGELİ ÇÖLYAKLILAR GRUBU sayfalarından edinilebilir.Bu sayfalardan da duyuru yapılacak. Söyleşimizi okuyan tüm Çölyaklılar ve çölyak dostlarını aramızda görmek istiyoruz.

  Öncelikle çölyaklılara sosyal ortamlarda, misafirlikte ısrarla börek, mantı, pasta vs. glutenli ikramlarından yedirilmeye çalışılması bizi çok üzüyor. Tamamen iyi niyetle yapılan bu ikramlar ile aslında bizi bir bakıma zehirlediklerinin farkında bile değiller bence. Unutulmaması gereken bir şey var. Bir çay kaşığının 1/8 ‘ i glüten bile çölyaklılar için büyük risktir…

  Ayrıca gıda sektörünün bize karşı biraz daha duyarlı olmasını rica ediyoruz.Ürün etiketlerinde glüten riski olup olmadığı açıkça yazılmalı.

  Son zamanlarda basında sık konu edilmesine karşın çok iyi tanındığını da söyleyemem.Belki çok uç bir örnek ama “Çölyaklıyım” dediğimizde “Orası neresi?” gibi bir cevapla karşılaşabiliyoruz…

  Ama sevindirici gelişmeler de oluyor…Bazı yerli firmalar ve Belediyeler bize yönelik ürün imalatına başladılar…

   Çölyak hastaları ekmek veya unla yapılması gerekli yiyecekleri nasıl kullanabiliyorlar. Yani gluten maddesinden arındırılmış un falan mı imal ediliyor nasıl oluyor?

   Un kullanmamız gereken her ürüne bizler için özel üretilmiş olan glutensiz unları kullanıyoruz. Büyük zincir marketlerde SCHAR marka ithal ürünlerimiz var. Sadece un değil her ürünü mevcut artık. Ayrıca yerli üretim olarak SİNANGİL glutensiz un alıyoruz ve tüm ihtiyaçlarımızı bu şekilde karşılıyoruz. Ankara, İzmir ve İstanbul Büyükşehir belediyeleri de bizim için ekmek üretiyor. Bunların dışında onay veren firmaların pirinç unu, patates unu, mısır unu, soya unlarını kullanabiliyoruz.

 

   Halen yurtdışında bir üniversitede aşı üzerinde çalışılıyor, ancak henüz deneme aşamasında ve piyasaya çıkmadı. Çölyaklı olup ta hamile olanların bu süreç boyunca kendileri ve bebeğin gelişimi açısından diyetlerini kesinlikle bozmamalılar...

 

   Maalesefki ben yaşadım bu durumu... Katıldığım bir gezi sırasında içerisinde sadece çamfıstığı, bal ve pekmez olduğunu söyledikleri bir tatlı ikram etmişlerdi. İçerisinde un, nişasta vb. herhangi bir katkı olup olmadığını sorup durumumu açıkça belirttim. "Kesinlikle yok, yiyebilirsiniz." dediler. Sadece bir tatlı kaşığı yedim ve oradan ayrıldıktan 45 dakika sonra  inanılmaz bir bulantı ve sancı ile kıvranmaya başladım otobüste...Geri dönüp aynı kişiye "içerisinde ne var diye." sorduğumda ise aldığım cevapmı..."Bir kilo tatlı için 50 gr un koyuyoruz." şeklinde oldu. Eğer bu hastalık biliniyor olsaydı bana doğruyu söylerlerdi diye düşünüyorum. Toplumumuzdaki "Azıcıktan birşey olmaz." mantığının kurbanı oldum yani... O günden sonra on beş gün kendime gelemedim. Tüm kan değerlerim altüst olmuştu...O acıları çektiğime mi yanayım, yoksa gezimin burnumdan geldiğine mi bilemedim...

   Sonuç olarak burada size anlattıklarım gerçekten yaşadıklarımızın bir kısmı….Daha detaylı bilgi için tüm çölyaklıları derneğimize bekliyoruz…

  Bu güzel söyleşi için de çok teşekkür ediyorum size...

 İletişim Bilgilerimiz

Dernek adr : Ankara cad.Bahar apt.No:237 Kat : 1 D:2 Bornova –İzmir

Dernek Tel : 0232-373 04 75


Facebook’ta…

GLUTEN FREE

GLUTEN FREE-2-

GLUTEN FREE TATLAR

EGE ÇÖLYAKLA YAŞAM DERNEĞİ

EGELİ ÇÖLYAKLILAR GRUBU

GLUTENSİZ MENÜSÜ OLAN KAFE VE RESTORANLAR

Ayrıca kısa bir süre yayına girecek olan www.glutenfreehayat.com

 
Bizi aydınlattığınız için ben teşekkür ederim...Dilerim tanınmanıza birazcık da olsa katkıda bulunabilmişizdir...

 

Hülya Sezgin / Kültür sanat bölüm yönetmeni

www.haberhurriyeti.com

 

 


Glutensiz Yemekler Glutensiz Mekanlar